Yeni Baro Düzenlemesi

Yeni Baro düzenlemesi ile kaybedeceklerimiz

Yeni Baro Düzenlemesi
Yeni Baro Düzenlemesi

İlk yazımı umut veren, mutlu eden bir konu üzerine yazmayı çok isterdim fakat dikkat çekilmesi gereken bu konuyu yazmamak olmazdı olmamalı.

Hepimizin de bildiği gibi geçtiğimiz günlerde hükümet bir baro düzenlemesi açıkladı. Bu düzenleme ile baroların yönetim yapısı ve seçim sistemi değişecek. Özellikle İzmir, Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerde alternatif (çoklu) baroların kurulabilmesine de zemin hazırlıyor. Bu düzenlemeye karşı 50'den fazla baro başkanı önce Ankara'ya daha sonra da Anıtkabir'e yürüme kararı aldı. Fakat yürüyüş Ankara sınırında kolluk kuvvetleri tarafından durduruldu. Hiçbir şekilde sosyal mesafenin önemsenmediği arbedelerin yaşandığı bu antidemokratik uygulamada dünyanın en büyük barosu unvanına sahip İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, bu düzenlemenin aslında 2009 yılında Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde devlet denetleme raporlarına girdiğini ve o raporu hazırlayanların bir kısmının şimdi içeride olduğunu bir kısmının yurtdışına kaçtığını yani bunun bir FETÖ projesi olduğunu belirtti. Söz konusu alternatif baroların kurulmasına zemin hazırlayan bu düzenleme ile varolan barolar yönetilemez hale gelecektir. Bu düzenlemeye gerekçe olarak da mevcut barolarda seçimleri sürekli aynı tarafın kazandığı ve bu nedenle karşı taraf(laf)ın kendini temsil edemediği öne sürülüyor. Ne kadar da komik bir gerekçe değil mi? Üstelik 17 yıllık bir iktidarın böyle bir gerekçe sunması da ayrıca trajikomik. Uzun lafın kısası söz konusu yürüyüşün anayasal bir hak olmasına rağmen kolluk kuvvetleri tarafından durdurulması hatta darp ve arbedelerin yaşanması Türk demokrasi tarihini, bağımsız (!) yargısını ve diğer dünya ülkeleri karşısındaki itibarını yerle bir etmiştir. Artık demokratik, özgürlükçü devletten bir polis devletine doğru mu gidiyoruz? Hukukun üstünlüğü mü yoksa üstünün hukuku mu?

#SavunmaDurdurulamaz.

Tepkiniz nedir?

like
1
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0